BÖLÜM-5
Evet, her şey daha da kötü olamaz derken oldu, donakaldım, bağıramadım bile ama koridordan ses duyunca herkes buraya koştu. Arkadaşlarım beni kendime getirip tuvalete götürdüler, elimi yüzümü yıkadılar, su içirdiler. Bahçeye çıktık hala şoktaydım ama yine de biraz kendime gelmiştim müdür yardımcımız yanımıza geldi ve yetkililerin gelip ifademi alıcaklarını söyledi. Bir bu eksikti.
Geldiler, ifademi aldılar bende her şeyi olduğu gibi anlattım. Ne kadar iyi bir insan olduğunu, herkesin onu çok sevdiğini, birkaç gündür okula gelmediğini, evde olmadığını hatta ailesinin bile bulamayıp okulu aradığını söyledim.Tabi tek benden değil neredeyse herkesten aldılar. Çıkışta babam beni almaya geldi, zaten konuşucaktım ve bence şuan konuşmanın tam zamanı ;
-Emma: Baba nasılsın?
-Jake: İyiyim yani şey kardeşin bulunursa daha da iyi olucam elbette, niye sordun, sen nasılsın?
-Emma: Yani ben iyi değilim, üst üste çok fazla şey oldu hala şoktayım içim ve aklım karmakarışık. Senin duygularını merak etmiştim sadece.
-Jake: Evet haklısın. Ha bu arada bugün olanlarla ilgili annene abartmadan anlat olur mu zaten iyi değil.
-Emma: Tabi evet biliyorum, öyle yaparım. Baba sana birşey sorabilir miyim ?
-Jake: Tabi sor ne oldu ?
-Emma: Hani biz yaklaşık bir ay önce falan kardeşimi ararken sen bir anda gittin iki saat yoktun yani o durumda nereye gittin ve hani haber falan da vermedin ne olduğunu anlamadım şimdi de aklıma geldi merak ettim sorayım dedim.
-Jake: Ha onu mu diyorsun ya ben onda başka yöne aramaya gitmiştim, herkes aynı yöne gidiyordu farklı yöne gitmek iyi olur diye düşündüm, üzüntüden ne yaptığımı bilmiyordum o yüzden unutmuşumdur da zaten geri aynı saatte eve döndük.
-Emma: Anladım doğru evet ama bir daha öyle bir durumda haber versen iyi olur baba insan merak ediyor.
-Jake: Haklısın bir dahaki sefere daha dikkat ederim.
Eve gelmiştik, arabadan indik babam telefonla konuşup geliceğini söyledi tamam diyip içeri girdim ;
-Polly: Bugün geç kaldın, baban nerede?
-Emma: Evet, okulda birşey oldu da o aldı beni, şimdide kapıda telefonla konuşup gelicekmiş.
-Polly: Yanıma gel baban gelmeden sana bir şey söylemeliyim.
-Emma: Anne ne oldu ?
-Polly: Hani biz seninle baban hakkında konuşmuştuk ya geçen gün şu kayboluşuyla ilgili.
-Emma: Evet ben onu sordum başka yöne doğru aramaya gittiğini söyledi.
- Polly: Sen buna inandın mı peki?
-Emma: Yani ben artık hiçbir şeye inanmıyorum ama uzatmadım ne diyebilirdim ki yalan söylüyorsun doğruyu mu söyle deseydim.
-Polly: Tabiki hayır da işte geçen gün gece baban uyurken ki uykusu çok derindir biliyorsun, birisi aradı nokta ile kayıtlıydı ben telefonu açmadım ama sonra aynı kişi bu sefer mesaj attı mesajda "Nerdesin telefonu niye açmıyorsun, telefonu hemen aç yoksa ailen herşeyi öğrenir ! " yazıyordu.
-Emma: Eee sen ne düşünüyorsun ?
-Polly: Yani acaba şey başka bir kadın olabilir mi?
-Emma: Bu tabi seçenek dahilinde evet ama-
-Jake: Hanımlar napıyorsunuz ?
-Polly: Hiç öyle Emma ne kadar yorulduğunu anlatıyordu çıkıp dinlenmesini söyledim hadi emma sen çık.
-Emma: Tamam.
-Jake: Nasılsın, bugün ne yaptın ?
-Polly: Napiyim çocuğum Harry'im için etrafta yine afiş dağıttım telefon başında falan bekledim ne yapayım.
-Jake: Niye böyle konuşuyorsun ne demeye çalışıyorsun o bizim oğlumuz.
-Polly: Ona göre davran o zaman. Neyse ben yatmaya gidiyorum.
Annemle babam uyumuştu ben daha ayaktaydım bir türlü uyku tutmuyordu tabi benim için normal olan tutmaması şu olanlardan sonra başını yastığa rahat koyabileni anlayamam asıl. Her şey bir anda gelişti ve ne yapmam yada ne düşünmem gerektiğini kesinlikle bilmiyordum.
Peşpeşe olan bu olaylar bir tesadüf mü bilerek yapılmış birşey mi diceyeceğim ama çok saçma ve alakasız. Ya tesadüf yada tesadüf sanmamız istenen bir çeşit plan. Ama bu film veya dizi değil gerçekçi olmalıyım. Babam hakkında da umarım gerçekten sadece aldatmaktır, evet bu çok kötü ve acınası bir düşünce ama olan olasılıklardan en masumu bu.
Sabah bende birkaç saat uyumuştum. Babam işe gitmişti, annem yeni uyanmıştı, benimse Bayan Kingston hakkında bilgi almak gerekiyordu. Anneme evden çıkıcağımı söyledim Jesse'yle buluştuk ve birlikte okula gittik. Müdür Yardımcımız Bay Harker'in odasına çıktık ve o da tam telefondaki konuşmasını bitiriyordu;
-Emma: İyi günler Hocam biz Bayan Kingston hakkında gelişme var mı diye sormaya geldik.
-Bay Harker: Evet çocuklar az önce otopsiden aradılar. Otopsi raporu çıkmış ve durum çok acı. Ne yazikki zavallı Bayan Miller'i mahvetmiş size söyleyeceğim ama hiçbir şeyden kimseye bahsetmeyin çünkü çok rahatsız edici. Yüzü parçalanmış, sağ elindeki bir parmak kesilmiş, sırtına R harfi kazınmış sol ayak parmağının da ilk ikisi kesilmiş. Anlatırken bile midem bulandı bunu yapan her kimse çok vahşi ve soğukkanlı. Bizim anlamadığımız şey okula nasıl getirildi senin dolabına nasıl koyuldu.
-Emma: E kamera kaydı yok mu?
-Bay Harker: Garip olan da zaten kayıtlara baktık ama hiçbirşey yok silinmiş mi yoksa başka birşey mi var bilmiyoruz ayrıca kokunun sebebi de ceset zaten 1 haftadır ölüymüş, okula getirilmeden üç gün önce ölmüş.
-Jesse: Ailesine bilgi mi verildi?
-Bay Harker: Evet, aileye bilgi verildi, onlarda şuan cenaze işlemleri yapıyolardır. Ah ya kim bilir ne haldedirler.
-Emma: Cenazesi ne zaman ?
-Bay Harker: Yarın çocuklar siz de gelseniz iyi olur bu zor günlerde onlara destek olmalıyız.
-Emma: Tabiki orada olacağız Hocam teşekkür ederiz.
-Bay Harker: Rica ederim, ha unutmadan çocukları bir hafta yasta olucağımızdan bir hafta okul yok, gönül ister bir ay yapalım ama maalesef geçen seneden berri durmadan tatildeydik ve artık geri kaldınız o yüzden bilginiz olsun size zaten mesaj gönderilicek ama ben buradayken söyliyeyim dedim. Sizde bu sıra toparlanın ne olursa olsun, çok acı ama hayat devam etmeli okula ve derslere hazır olun.
-Emma: Tabi hocam iyi günler.
Okuldan çıktık Jesse'yle yolda tek kelime etmedik sonra vedalaştık o eve gitti bende eve doğru yürümeye başladım. Yolda giderken ne göreyim babamın arabası, heralde arıza yaptı da bıraktı sandım, arabanın olduğu yere bakıyordum ve babam oradaki bir mağazadan çıktı tabi arada mesafe vardı ama ben onu görebiliyordum, mağazadan elinde iki poşetle çıktı, sadece uzaktan izliyordum o beni göremezdi. Arabaya geldi telefonunu çaldı açtı, duyamazdım ama ağzını okudum geliyordum dedi ve sonra arabaya bindi ve gitti. Baba burda ne işin var ? Ne işler karıştırıyosun? Bu saatte işte olman gerekiyordu, kime kıyafet aldın, hangi kadına götürüyorsun, yazıklar olsun anneme bunu nasıl yaparsın hele de şu durumda. Şu anda ne yapmalıyım bilmiyorum, anneme söylemelimiyim acaba, zaten böyle tahmin ediyordu ama ben biraz daha beklemeliyim, kesin ve net emin olmadan herhangi bir şey yapamam ama belli de etmemeliyim
Bi ariyim nasıl konuşacak acaba benimle ;
-Emma: Alo Baba sesim geliyor mu napıyosun ?
-Jake: Evet sesin geliyor noldu işteyim çalışıyorum sen napıyorsun ?
-Emma: Hiç öyle eve bugün erken mi geliceksin, kaçta geliceksin sormak istedim. Birde normalde arkadan çok ses gelirdi ama gelmiyor.
-Jake: Ha ne şey akşam gelicem ve evet ses geliiyor zaten ama ben moladayım yani dışarda taraftayım ondandır. Eve de farklı saatte geldiğimde haber veriyodum ki zaten.
-Emma: Evet haber veriyosun da ama ben yine de sormak istedim, dikkat et o zaman hadi görüşürüz.
-Jake: Bir dakika sen evde misin?
-Emma: Evet evdeyim neden sordun ki?
-Jake: Ya bu sıralar annen evde çok yalnız kalıyor, biraz destek ol yalnız kalmasın tamam mı, ondan sordum tamam o halde evde görüşürüz dikkat edin.
- Emma: Sende, görüşürüz.
Eve geldim, içeri girdim;
-Polly: Hoşgeldin, naptın ?
-Emma: Bayan Kingston'ın otopsi raporu çıkmış, anne o kadar kötü ki annesini düşünemiyorum umarım iyi olur bir hafta yas ilan edildi okul yok o yüzden işte Bay Harker toparlanın, okula hazırlanın diye zırvaladı sanki bir haftada herşey düzelicekmiş gibi neyse sonra Jesse'yle ayrıldık ben de şey eve geldim.
-Polly: Bende çok üzüldüm ya ama işte elden bir şey gelmiyor ben onu anlayabiliyorum benim de evladım kayıp umarım kanlı canlı buluruz bende o acıyı yaşamam ki bu halde bile o derece acı çekiyorum, ama belirsizlik yani benim yaşadığım daha kötü, ay aman ne diyorum ben neyi karşılaştırıyorum kimse yaşamasın böyle şeyler.
-Emma: Evet anne kimse yaşamamalı da sakin ol, sen ne yaptın ?
-Polly: Ben oturdum ya öyle, şimdi de yemek hazırlıyodum.
-Emma: Dur ben sana yardım ediyim.
-Polly: Bu arada geçen gün bölündü sen tam bir şey diyodun baban hakkında.
-Emma: Ha öyle de şey dicektim sen başka bir şey gördün mü?
-Polly: Hayır Hayır sen gördün mü ?
-Emma: Görsem söylerdim hayır, belki de biz yanlış anlamışızdır yargısız infaz yapmayalım, kötü düşünme sen beklemem ben öyle bir şey kafanı yorma eminim ki kesin bir açıklama vardır, zaten eninde sonunda ne olduğunu söyler.
Ben bile kendi söylediklerime inanmıyorum, ama ters bir şey varsa bile emin olmadan ve kanıt olmadan birşey söylememeliyim.
Babam geldi,ceketini çıkardı bana verdi, yemek hazırdı annem sofrayı kuruyordu bende ceketi askıya asmaya gittim, telefonu cebinde kalmış sanırım, bildirim geldi ve o an bakmak istedim telefonun ekranını açtım biri mesaj atmıştı. Donakaldım, gözlerim doldu.
Telefonda YAZAN ŞEY "Baba seni çok özledim yine ne zaman geliceksin " yazıyordu. Telefonu kapattım, cebe geri koydum ve sofraya geldim. Annemle babam konuşuyorlardı, gülüyorlardı, ne yaptıklarını anlatıyolardı bende sadece tabağıma bakıyordum.
Gerçek sandığımız yalancı yüzler, sahte sözler, en başından berri dibimizdeymiş görmemişiz, gözümün önündeymiş ya nasıl oluyor anlayamıyorum, artık birşeylerin açıklanma zamanı geldi Herşeyi öğrenme vakti ve bakalım canım babam nasıl bir açık vericek.
98Please respect copyright.PENANAuMHzKMSwhX
98Please respect copyright.PENANADV8fO5CKtt
98Please respect copyright.PENANAPjFvM6xhkB
98Please respect copyright.PENANAX7GflErRtS
98Please respect copyright.PENANA3GuMuPkcBG
98Please respect copyright.PENANAJeWmnnfUzY
98Please respect copyright.PENANAoGAQCynf29
98Please respect copyright.PENANAzOlzWlaVis
98Please respect copyright.PENANAHWSvfrWhDi
98Please respect copyright.PENANAWZzP9dpQcP
98Please respect copyright.PENANAk1wFIGsBgy
98Please respect copyright.PENANARv6UY9USvP
98Please respect copyright.PENANAAELzegOzOM
98Please respect copyright.PENANAFOvSVmmSVS
98Please respect copyright.PENANAeHNuidotzC

→ Request update